Harbi Gazete

Yok sayma; Say!..

Yok sayma; Say!..
Ahmet Ziya Temel
Ahmet Ziya Temel( ahmetziya@harbigazete.com.tr )
627
28 Ocak 2019 - 21:25

Bir kutuplaştık bir kutuplaştık sormayın!..

İnsanlığın erdeminde dargınlıkları bitirmek, küskünlükleri sona erdirmek var. İnsani kimliğimizin mimarı vicdanın zenginliğini, insanlığın hayrına olan hizmet verimini kısırlaştırmak kime ne yarar sağlar?

Hep bir kavga, hep bir dövüş salınımına davetiye çıkarmış, kendi yoksulluğunda, içsel yoksunluğunda yardıma muhtaç uğraşı veriyor sağa sola devşirilenler!..

Ayrı kültürlerle bezenmiş, farklı etnik yapıları bünyesinde barındıran bir milletin sadesinden nefes alan bireyleriyiz; ama bizim gibi düşünmeyene sallamakta bir beis görmüyor, farklı bir düşün yelpazesinden üşenmeden yeni kırgınlıklar, yeni dargınlıklar çıkarıyoruz.

Mahallelerimiz ayrıldı. Bir taraftan diğer tarafa müspet bir tebessüme dahi tahammül gösteremiyoruz. El uzatmak, düşün kırıntılarından sıyrılıp sıcak samimiyete yatırım yapmak bu kadar zor olmasa gerek!..

Bir konuşmasında ‘mahalle baskısı’ kavramına gönderme yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mahalle dayanışmasının önemine değinerek; “Bizim eskiden mahallelerimiz vardı. Fakat bizim mahallelerimizde mahalle baskısı yoktu. Mahalle dayanışması vardı. Çünkü bizim kültürümüz, mahalle dayanışmasını gerektirir. Bunu toplum olarak idrak etmeli ve gelecek nesillere aktarmalıyız” demişti. Gerçekten de eskiden mahallelerin dayanışmasına, birliğine, dostlukların idrakine mazhar, kıymetinde saklı bir yakarış sergilenirdi. Muhtacın yardımına koşulur, mazlumun dertleriyle dertlenilir; nizamında tedarik edilmiş bir anlayışın kompozisyonunun giriş, gelişme, sonucunu efkarıyla karışık, sefasında yazardık.

Ne değişti?

Sadece, vesayet güdümünden arınmış bir iktidar anlayışı!..    

Her birey kanunlar karşısında eşittir. Sınıflanacak, aşağılanacak, hor görüleceklerin ülkesi değildir Türkiye!..  

Yeşerttiği umutlarını yarına taşıma gayesini vicdani muhasebesiyle parlatanların bu topraklara serpilmiş tüm sevda gönüllülerini kucaklaması, gelecekte bu kadim medeniyeti içeriden dışarıdan istila etmeyi sığlaşmış hülyalarına sığdırmaya çalışanlara temiz bir tokat vuracaktır.

Günümüzde, ‘Mahalle baskısı’ her kesimden insanın karşı yörüngedekilere uyguladığı bir ritüel haline geldi. Özellikle; bir cenahta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığında ortak bir nokta yakalanmış durumda…

İsteniyor ki, Erdoğan’a hep sövülsün; Erdoğan karalansın, hakir görülsün!..

O zaman; gönülleri zifiri karanlıktan beslenen, birilerinden sufle alıp rol çalan düzen kurucular mutlu olacak!..     

“Hayatta hatalar yapılır, Erdoğan da yapar, Say da yapar. İnsanız hata yaparız; hatadan dönmek, hatayı düzeltmek ise erdemdir, insani bir durumdur. Fazıl Say da pek çok hata yapmıştır hayatında, haklı olduğu konularda bile üslup yanlışı yapmıştır, haksız duruma düşmüştür, pek çok da haksızlığa da uğramıştır…”

Bunu diyen kim?  

Yıllar önce, “Bizim Türkiye rüyalarımız biraz öldü. Tüm bakan eşleri türban takıyor. İslamcılar zaten kazandı, biz yüzde 30, onlar ise yüzde 70. Başka yere taşınmayı düşünüyorum.” diyen Fazıl Say!..

Say, dünyaca ünlü bir piyanistimiz!..

Say, zamanında hoş görünün sözcük envanterinden çıktığının delili ithamlarda bulunmuştu. Bunları kamuoyuna sunulduğunda bir kesim tarafından çokça alkış almıştı. Sanatını herkes gibi biz de takdir ediyor avuçlarımız patlarcasına alkışlıyoruz; ama sanatını!..

Bugün geldiğimiz noktada, ayrışan kutuplar nitelemesinde başrollerden olan Say, Erdoğan’ı konserine davet etti.

Bu bir normalleşme adımı mıydı?

Bizce, olması gereken yapıldı. Karşılıklı, kadirşinas hissiyatında yaklaşım diyaloğu sağladı. Erdoğan da kayıtsız kalmadı ve davete icabet etti. Konserden kamuoyuna yansıyanlar, diyalog kurulduğunda mesafelerin ne kadar kısaldığının bir ispatıydı sanki!..

Say’ın dediği gibi, Erdoğan saygı ile konserine geldi, bununla da kalmadı tüm kabinesini ve ABD Senatörü misafirini getirdi. Sadece, şefkatinde bir el, kibri ezen ince bir tevazu, saygıyla karışık içten samimi bir diyalog!..

Kötü mü oldu?

Birileri için kesinlikle evet!..

Tevazuyu, samimiyeti, hoş görüyü elden bırakmayanlar içinse bol alkışlı bir serenat!..

Yol akışınızda mesafeleri uzattığınızda, algıda seçici kulaklara sıkılmalık laflar üflediğinizde, inceden inceye çıplak sözcükleri hınzırca giydirmeye çalıştığınızda, Türkiye’yi, milletin olgunluğa akan vakur duruşunu boşa çıkardığınızın farkında mısınız!..

Müzik evrenseldir. Kulağa dinletisi hoş gelen her tını, insan gönlüyle bedeninin birleştiği bir ritm atölyesine dönüşür. İnsanları dinlediği müzikle ölçen, klasik batı müziğinin temaşasını birilerinin kimliklerinde gizlemeye çalışan taklitçilerin yapay duruşu soğuk bir duş aldırıyor; fakat anlayana!..

Bir taraf; “Fazıl Say nasıl olur da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı çağırır?”ın dinletisinde mahmur bir bakışa imza atıyor; diğer cenah “Erdoğan konsere giderse yuhlanır mı?”nın telaşına!..

Sıkıntı yok!..

İnsanımız normalleşiyor.       

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları Harbi Gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. | Site haritası