Çalışma hayatı bana rengarenk insan manzaralarıyla karşılaştırdı, olgunlaştırdı, pişirdi.  Olayların içine girmeden hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş, yaşam yaşayarak öğrendim.

Seksen beş yaşlarında masmavi gözleriyle boncuk boncuk bakan bir teyze geldi. Maddi yardıma ihtiyacı olduğunu söyledi. Oturttum ilgilendim dilekçesini yazdım. Dilekçenin cevabı üçüncü kez red gelince o şirin nine gitti, içine ejderha kaçmış bir kadın geldi. Kızıyor, bağırıyor, tehdit ediyor. Bir araştırdım ki teyzenin bankada seksen beş bin TL parası varmış, bilmem kaç dönüm arazisi, ev kendisinin. Sonucu defaten söyledik, defaten geldi, bir müddet sonra vazgeçti.

Yine saçı başı dağılmış otuzlu yaşlarda bir adam elinde bir el çantasıyla aşağı yukarı gidip geliyor. Ölmüş bebeğini para yardımı toplamak için üç gün dolaştı.

Ayakları tövbe bismillah yana, hatta birazda arkaya dönmüş, engelli, atmış yaşlarında, bir metre boyunda bir adam vardı. Köyün en güzel kızına vakti zamanında tecavüz etmiş ve evlenmek zorunda bırakmış. O kadın ölünce başka bir kızı da aynı şekilde evlenmeye mecbur bırakmış. Kadın bir zaman sonra dayanamamış kaçmış. Bu bey amca ayıptır söylemesi idrar kaçırdığı için işyerinin koridorlarını ıslata ıslata geldi. Bir kendisi için para yardımı talep ediyor, bir apartmanında göz koyduğu hanıma yardım istemeye geldi. Orda vatandaş bey amcayı tanımadıklarından bize tepkili “ amcayı neden oturtmuyorsunuz, neden para yardımı yapmıyorsunuz” diye. Oysa özürlü maaşından ve her türlü para, gıda, yakacak yardımından faydalanıyor .Hep daha fazlasını, hep daha fazlasını almak amaç.

Kayınbabasının tecavüzüne uğrayıp intihardan döndürdüğümüzde oldu, madde bağımlısı öz oğlunun tecavüzüne dayanamayıp dört, beş yıl sonra canına tak edip kapımıza gelen yaşlı teyze de, “kontörüm bitti, kontör istiyorum” diyen de.

Bir gün bir delikanlı geldi, hafif efemine. “Ben bir kadınla para karşılığı anlaştım, eve gittik. Kadın beni kandırıp parayı alıp kaçtı. Ya o kızı bulacaksınız birlikte olacağız, ya da  iki yüz TL paramı vereceksiniz”. Yaptığının suç olduğunu, kabahatinde ibadetinde gizli olması gerektiğini, böyle bir olayı hiçbir makamın doğru karşılamayacağını söyledim. Tehdit ede ede gitti. Ertesi gün kar kış kıyamet incecik yamalı bir elbiseyle gelen annesi ile yanıma geldi. Tekrar talebini iletti genç. Ben de annesine “teyzem oğluna bir akıl fikir ver böyle olmaz. Elin kızına boşa harcayacağı parayı evin eksiğine, sana harcasın” dedim. Teyze kükredi “ benim oğlum erkek değil mi? Doğru söylüyor biz yetkililerle görüşcez” demez mi? Görüştükleri yetkililerden aldıkları cevabı siz takdir edersiniz.

Bir gün bir hanım geldi atmış yaşlarında. Emel Sayın gibi yemyeşil çok güzel gözler, o yaşta endam yerinde.  Yetkili amirle görüştürdüm. Amiri nasıl bir çıldırtmışsa polis çağırmamı istedi. Ben hanımın yaşına hürmeten polis çağırmak istemedim. “ gel teyzeciğim ben sana yardımcı olacağım” dedim. Kadın deli kuvvetiyle beni bir savurdu ki beni ben kendimi üç metre ilerde buldum. Araştırdım, kadın ikinciye evlenmiş, mal varlığı ve Fransa’da zengin durumda bir oğlu göründüğü için yardımlardan faydalanamıyor. Defaten geldi, polis aşağıya aldı. Bir gün geldi içeride toplantı kalabalığı, odam vatandaş kalabalığı. Karşıma geçti merdivene oturdu. Bana bir beddualar okuyor “başında kocaman urlar çıksın, yedi mezar dolaşıcam her işin ters gitsin, yediğin içtiğin ağu zehir olsun, kazandığını ilaç parası yapasın” neler neler.

En sonu bir gün sabah erken geldi. Kimsecikler yok. “ Gel teyzem sen benim bugün özel misafirimsin, başımın tacısın”. Öyle şaşkın gözlerle bakıyor ki sözlerimin şaka mı ciddi mi olduğunu anlamaya çalışıyor. “ Gel teyzem ciddiyim. Soğuk, sıcak sana ne ikram edeyim?” dedim. İkramlarımı yaptım. “ A güzel teyzem maşallah bu yaşta ne kadar endamın yerinde, ne kadar güzel gözlerin var, nurlu yüzün var. Ver o pamuk ellerini öpeyim. Bu eller hürmetle öpülmeli. Polis zoruyla aşağı indirilmemeli. Biz senden nasihat almalıyız, biz senden yol yöntem öğrenmeliyiz. Yakıştı mı bu dua edecek mübarek ağzına o beddualar, yakıştı mı mülki amire olmadık hakaretler. Belli ki çok üzüntüler yaşamışsın, incitilmiş kırılmışsın. Şiddet şiddetle giderilir mi? Haklıyken neden haksız olasın. Hanım hanım gelsen, çayımı, kahvemi içsen duayla seni uğurlasam. Şimdi en başından bana derdini anlat” dedim.

Anlattı ikinci eşi çok kötülük etmiş, kadın getirmiş, evlatlarıyla tehdit etmiş. Boşanmamış olduğundan da üzerinde mal mülk göründüğü için yardımlardan faydalanamamış. Öptü, sarıldı, ağladı, binbir özürler diledi. Güzel teyzenin evine inceleme yolladık, sorunlarını araştırdık, çözdük.

Her biri ayrı bir inceleme, araştırma gerektiren, hüzünlendiren, iç acıtan, güldüren yurdumun insan manzaralarını anlatmaya bir sonraki yazımda da devam edeceğim. Sevgi ve muhabbetlerimi sunuyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.