Sezon başında, saha içinde oynayan futbolcu grubu, kalecisi dışında tamamen değişmiş bir takımın ligin 8. haftasında alınabilecek 24 puanın 22’sini alıp, son şampiyona 8 puan fark yapacağını söyleseler herhalde “deli” derdik bu kehanetin sahibine.

Açık konuşalım ; Galatasaray’ın bu çıkışını kimse beklemiyordu!

Ne rakipleri, ne yorumcular, ne taraftarlar ne de futbolu yönetenler.

Sezon başında Beşiktaş’ı bir kez daha şampiyon ilan edenlerin elindeki doneler gerçekçi gözükse de futbolun gerçekleri farklı olabiliyor işte.

Tıpkı bugün Galatasaray’ın şampiyon olarak gösterilmesinin gerçekçi olmadığı gibi o gün söylenenler de gerçekçi değildi.

Sahada oyun iyi olabilir ve kaliteli bir kadronuz da olabilir. Ama mesele topun çizgiyi geçmesine kalınca benim aklıma hep Prekazi gelir.

“Topun canı vardır. İsterse girer” demişti Prekazi yıllar önce.

Sen isteyeceksin, futbolcun isteyecek, camian isteyecek ama top da isteyecek.

Galatasaray için herşey yolunda gidiyor. Top da istiyor, takım da hoca da başkan da camia da. Ama bu durum bir rehavete neden olmamalı.

Galatasaray puan da kaybedecektir elbette. O anlarda da sakin kalınıp doğrulardan vazgeçilmemeli.

Bu yol uzun bir yol ama şimdilik doğru yol. Galatasaray’ın sonunu görebilmesi için rakibin kim olduğuna bakmadan her maç aynı azim ve istekle sahada olması gerek.

Başka çare yok.

Şimdi sıra derbide. O güne kadar yazarız bir kaç kelime daha.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.