Üniversiteler temel eğitim ve orta eğitim üzerine ileri seviyede eğitim ve öğretimin yürütüldüğü eğitim kademeleridir. Bir ülkenin gelişmişliği üniversitelerin niteliği ile yakından ilintilidir. Üniversite sayısının çokluğu elbette önemlidir, ne varki bu niceliğin niteliğe dönüşmediği durumlarda aldatmacadan öte gidemez. Üniversitelerin kuruluş gayesi öğrencilere hem mesleki hem de hayata dönük donanımlarını artırmak ve lisans düzeyinde öğretim ve eğitim yaparken, diğer yandan da öğretim üyelerinin bilimsel çalışmalarının sonuçlarını toplum geneline yansıyacak şekilde sahaya inmesidir. Ancak görüldüğü şekliyle akademik bilgiler sayı ve sembollerle sayısız makalellere dönüştürülürken, maalesef tabandaki karşılığını bulmammakttadır. Bu durum toplumdan kopuk bir bir şekilde hala sürdürülmektedir.

Diğer yandan öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısının fazlalığı, bilimsel çalışmaları gerileterek akademisyenin batıdaki karşılığı okutman şeklinde yoğun derse giriş çıkışlar gözlenmektedir. Haliyle bu durum bilim politikamıza kadar uzanan sonuçlar doğurmaktadır.

Öğrencilerin istihdam ve yetiştirilme sorunu karşımızda dururken; mesleki donanım ve kişisel yeterlilik boyuta da başka bir elzemdir. Zira normal şartlar altın da bir üniversite öğrencisinin herhangibir yabancı dil becerisi olması gereken bir durum iken maalesef konuşmadan yazmaya baka bir yetersizliği gündeme getirmektedir. Türkiye’nin okuma oranı ve okuma kültürünün düşüklüğü de bu öğrencilerin yetişmesinde ayrı bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Kütüphane kullanma alışkanlığımızın her geçen gün sanallaşması ayrı bir sorunsalı oluştururken, popüler kültürün dayatmaları karşısında bir hayat biçimi tercih eden öğrencilerimiz ciddi bir acizlik içerisinde kıvranmaktadırlar.

Öğretimsel faaliyetlerin teorik boyut da sunulması ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Zira pratiğe edilmemiş bilgilerin ilerleyen süreçte meslek hayatına ayrı bir risk olarak kendini sunmaktadadır. Öğretim elamanı yetiştirme verimsiz ve yavaş ilerlerken, ekonomik yetersizlikler sözkonusudur.

Lisansüstü eğitim için yurt dıiına gönderilen öğrenciler gittikleri ülke koşullarına göre öğretimsel içerik ve şartlara maruz kalmaktadırlar. Bu durm ülke dönüşünde yeni bir yabancılaşma sorunuyla kendini göstermektedir. Yapılan bu çalışmaların çoğu bizim ülkemizin problemlerinden uzak ve sürdürülebilir bir katma değer etkisi yoktur. Diğer taraftan doktorasını yut dışında yapmış öğrencilerin bir çoğu yurda dönüşte kendi çalışma sahasını kurmakta zorlanmaktadırlar.

Üniversite öğrencilerinin her yönden bireysel yetkinliğinin sağlanması için elzem adımlar atılmalıdır. belirli bir disiplin etrafında özgün düşünsel becerilerin sergilenmesine imkan verecek uygulamalar yapılmalıdır. Lisans öğrenimi ve ileri derece yüksek lisans ve doktora gibi öğrenim derecelerinden sonra teşvikler verilerek bireyin devlet kapısı değilde kendi iş imkânın sağlanması hususunda tedbirler alınmalıdır. Sanayi ve kamu kurumlarıyla işbirliğini teşvik edici uygulamaların yanı sıra öğretim üyelerinin maaşlarına özel sektör desteği sağlanmalıdır.

Günümüzde, hızla değişim gösteren bilimsel ve teknolojik, insan kaynaklarına dayalı ekonomik ve düşünce alanındaki koşul ve ihtiyaçlar, üniversiteleri değişen dünya düzenine küresel ihtiyaçlara dönük global yetkinliği olan bireyler yetiştirmeyi hedeflemelidir. Üniversite yönetimlerini, eğitim-öğretimde yeni yaklaşım modelleri aramaya ve milli, ahlaki, insani özellikleri içselleştirmiş girişimci liderlik özelliği olacak eğitim uygulamalarına yöneltmektedir. Hızla gelişen teknolojileri yakalamak ve üretmek için, mühendislik eğitiminde gerekli değişimlerin yanı sıra mühendislik becerilerini beşeri ve iktisadi post modernitenin getirdiği insan ve psikolojisini merkeze alan mimari ve mühendislik tasarımların oluşumuna hizmet eden eğitim içeriklerinin yapılması zorunludur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.