Tarihin en acımasız ve şerefsizce darbelerin arasında yer alan 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişimi başarısız olunca başta ABD, AB, NATO, diktatör Arap rejimleri ve ülkemizin düşmanları şoke oldu. Asker kılıklı silahlı teröristleri, F-16 ve tankları halkın durdurduğuna inanamadılar. Ama bizler daha ilk andan itibaren bu FETÖ’cülerin başarısız olacağına inanmıştık. Yakalanan hainler medeni bir şekilde yargılanmaya başlandı. Ancak bu şerefsiz Haşhaşı mankut tayfası delil olmasına rağmen işlemiş oldukları cürümleri inkâr etmektedir.

Hemen her ilde bu hain ajanlar için mahkemeler kuruldu. Yüzlerce dava açıldı. Dosyaların bir kısmı birleştirilmeye başlandı. Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinde darbe çatı davası ile İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen darbe ana davası bu soruşturmanın ana omurgasını oluşturmaktadır. Binlerce hain ve bir o kadar da sanık yargılanmaktadır. FETÖ’cülerden yaklaşık 50 bin kişi tutuklu bir o kadarı da tutuksuz yargılanıyor.

Her şeyden önce elebaşlığını şizofren ve Vatikan’ın Kardinali olduğu kesinleşen F. Gülen’in 40 yıllık masonik teşkilatının hücre tipi yapılanması, askeriyeye, mülkiyeye ve adliyeye sızması açıklığa kavuşturulmalıdır. Devlette görev yapan sağcı ve solcu hükümetlerin Gülen’e neden yardım ettiği de ortaya çıkarılmalıdır. S. Demirel’in ve B. Ecevit’in yabancı devlet adamlarına bu kişilere yardım edilmesi için resmi talepler gönderilmesinin arkasındaki sır perdesi ortaya çıkarılmalıdır.

28 Şubat post modern darbesinin İslami kesime yapıldığı bilinmektedir. Bu şer şebekesinin başını çeken Çevik Bir denilen hain, Yarasa lakaplı Mesut Yılmaz ve zorbacı İsmail Karadayı gibi üniformalı teröristlerden tutun da dindarlara karşı düşmanlıklarıyla tanınan tüm devlet ricalinin, o zaman Müslümanmış gibi görünen Gülen’e karşı neden bu kadar müsamahakâr davrandığı hala cevap beklemektedir.

İfade veren sanıkların hemen hepsinin ağız birliği yapmış olduğunu görüyoruz.15 Temmuz darbe girişimini onlar değil de utanmasalar bizim yaptığımızı iddia edecekler. Bir plan içinde hareket ediyorlar. Bu pislikler ve vatan hainleri hala efsunlarından ayılamamış gerçek anlamda Haşhaşi gibi davranıyorlar. Sanıklara sunulan tüm delilleri utanmadan ve sıkılmadan inkâr ediyorlar. İçlerinden bir kısmı birbirini ispiyon etmeye çalışması sevindirici bir gelişmedir.

Teröristler kamu yararına olan işlerde çalıştırılsın!

FETÖ’cü hainler başarılı olmuş olsaydı ülkesini seven ve milletinin özgürlüğü için mücadele edenler ya öldürülmüş ya da hapishanelerde türlü işkencelere tabi tutularak olmadık suçlarla yargılanacaktı. Bu bilenmesine rağmen devlet, terörist hainler gibi hareket etmiyor. Onların planladığı gibi vahşi ve insanlık dışı yöntemlerle değil, insancıl ve hukukun üstünlüğüne inanılarak yargılama yapılıyor. İnsanca muamele gördükleri için bu mankutlar şımardıkça şımarmaya başladı.

Adeta milletin aklıyla alay ediyorlar. Birileri, herhalde, bu aptal ve hainlere yaptıklarının yanında kâr kalacağını fısıldıyor. Akıllarının kıt olduğu belli olan ajan ve katiller neredeyse isimlerini bile inkar etmeye başladı. Mahkemeyi oyalayarak yargılamaları uzatarak vakit kazanmaya çalışıyorlar. Bu davranışları bile bunların örgütsel hiyerarşi içinde hareket ettiklerinin en büyük ispatıdır. Hala bunları şizofren Papazlarının gelip kurtaracağını sanıyorlar. Oysa Gülen ABD’de birkaç zibidi yeni yetme ajanın elinde oyuncak olduğundan bunları düşünecek hali kalmadı.

Birtakım odakların bu tutuklulara hala yardım ve yataklık yapıldığını sadece ben değil kamuoyunda benim gibi düşünen binlerce kişi var. Hatırlayacağınız gibi Cumhurbaşkanımıza suikast timinde bulunan bir hain günlerce dağlarda kaçak yaşamıştı. Sonunda farelerin yaşadığı bir menfezde pislik içinde ve berbat halde yakalanmışlardı. O hainlerden biri mahkemeye gelirken üzerine “Hero” yazılı bir T-Shirt ile gelmişti. Pişkinliğe ve terbiyesizliğe bakar mısınız?

Hainin kız kardeşi posta ile bu T-Shirt’ü hapishaneye gönderdiği ortaya çıktı. Peki, gelen postalar kontrol edilmiyor mu? Mahkemeye gelirken giyilen T-Shirt fark edilmedi mi? Bu nasıl bir akıl ve mantıktır? Bunun gibi daha onlarca soru sorulabilir. Mahkemeye getirilen darbeci katillere baktığımızda hemen hepsinin semizlemiş olduğunu görüyoruz. Hiçbirinde pişmanlık duygusu olduğuna şahit olmadık. Bu hainler devletin verdiği ekmek ve imkânlarla hapiste kalarak canları

emniyet altına alındı. Buna rağmen hala hainlik ve ajanlık yapmanın gayreti içerisinde olmaları anlaşılır gibi değil.

15 Temmuz darbe girişiminde bulunduğu tespit edilen kişiler için başka bir iç hukuk işletilmesinden yanayım. Rahat yataklarında yatarak laf ebeliği yapacaklarına bu kişilerin yol ve bakım işlerinde kullanılmasını öneriyorum. Aynı uygulama birçok ülkede bulunmaktadır. Park, bahçe, yol ve köprü gibi inşaatlarda çalışarak içeride şeytanca plan yapmalarının da önüne geçilmiş olunur.

Derhal tek tip elbise uygulamasına geçilsin!

Bir başka ve önemli öneri ise bu darbeci hainlerin ve teröristlerin hepsi tek tip mahkûm elbisesi giymesi gerekir. Öyle düğüne gider gibi takım elbiseli ve bakımlı saçlarla “masum” veya “iyi bir mahkûm” havası oluşturulmasının önüne geçilmiş olunur. Ayrıca bu kişileri mahkemeye getirirken birileri kaçırabilir. Tek tip elbise olmuş olsa kaçsa bile rahatlıkla tanınabilir.

Bu hainler kaçırılırsa ilk soluğu Yunanistan veya Almanya’da alacağını hepimiz biliyoruz. Bunların yaşanmaması için hem tedbir alalım hem de öfkelenen halkın kızgınlığını yatıştıralım. FETÖ sanıklarının tek tip elbise ile hâkim karşısına çıkması için Adalet Bakanlığının bir çalışması olduğunun duyumunu aldık ancak bunun bir an önce yasalaşması gerekir.

Sanıklar hakkında toplanan deliller ve bu delillerin düzenlenmesi oldukça vakit alıyor. Halkımız iyi niyetli olarak şimdiye kadar ortaya bir sonucun konulmamasına kızıyor. Engellemelere rağmen iyi niyetli hâkimlerin olduğunu ve çok zor şartlar altında tatil yapmadan çalıştıklarını bilmemiz gerekir. Bu davaların adilane ve hukuk çerçevesi içinde halledilmesi için çalışan gizli kahramanları tebrik ediyorum. Gerçek anlamda ortaya delil çıkarmadan yapılacak yargılamalar adalete zarar verir.

Bu şerli güruhun en büyük amaçları davaları sulandırmak ve CHP Başkanının iddia ettiği gibi “Kontrollü darbe” fikrini pekiştirmeye uğraşıyorlar. FETÖ’cü hainlerle birlikte, PKK, DHKP-C, CHP ve bazı aşırı grupların hepsi ağız birliği etmiş gibi 15 Temmuz darbe girişiminin bir kontrollü darbe olduğunu iddia etmeleri aslında bu bedbahtların ayni kaynaktan beslendiği anlamına gelmektedir. Bir yerlerde üretilen propaganda ilk önce ana muhalefet partisinin lideri veya yetkilileri tarafından dillendiriliyor daha sonra terör örgütleri aynı yalanları tekrarlayıp medya aracılığıyla halkın kafası karıştırılıyor.

KHK mağdurlarına aklanma yolu açıldı

Bunlarda oyun ve hile bitmez. Kendi hanımını bile katalogdan seçen, kasetlerle iş başına gelen, çalınan sorularla koltuk ve mevki kapan şerefsizlerden erdemlilik beklemek saf dillik olur. Gün geçtikçe yeni davalar açılıyor. 485 sanıklı Akıncılar hava üssü davası da başladı. Bunca kişi için ayrı ayrı dosya ve suç delili toplamak ve bunları tasnif etmek gerçekten çok zor. Onun için bu davalara bakan hususi mahkemeler olması lazım.

KHK ile görevden atılan memur, asker ve diğer görevlilerin itirazları vardı. Onlar için şimdi OHAL inceleme komisyonu kuruldu. İtirazlarını doğrudan bu komisyona internet üzerinden bile yapıyorlar. Eğer suçsuz ise ve haksız olarak görevden uzaklaştırılmışsa bu komisyonda incelenecek ve hakkı iade edilecek. Bu güzel bir gelişme. Haksız yere veya FETÖ’cü hainlerin iftiraları sonucu işten çıkarılan mağdurların tezlerinin ve şikayetlerinin dinleneceği bir merkezin olması çok isabetli oldu. AİHM’de bununla ilgili 12 bin 600 dava dosyası bulunuyordu. Böylece o davalarda düşmüş oldu.

Bu olaylardan dolayı bazı kişilerin masum olduğu biliniyor. Ancak bunun için devlet birimlerinin çalıştığını görüyoruz. Kimse “mağdurlarla çalışma yapılmıyor” demesin. FETÖ özellikle bu yalanı servis ediyor. Lanetli ajan yuvası FETÖ yaklaşık tüm örgüt ve cemaatlerin içine sızdı. Süleymancılar cemaatinden veya İran sempatizanı olan birisinin FETÖ’den içeri alınması ilk bakışta akla ters geliyor ama araştırmalar sonucunda bu kişilerde Bylock programı çıktığını görüyoruz.

Şeytanın aklına bile zor gelen çetrefilli yolları kullanan bu Haşhaşı gruptan kurtulmak için hepimiz bedel ödedik / ödüyoruz. Devlet ve millet için buna mecburuz. Kabullenmesi zorda olsa verilen mücadelenin sulandırılmaması, CHP ve FETÖ’nün yalanlarına kanmamak için direnmemiz gerektiğine inanıyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.