"Bu durumu biz başlatmadık, faili ABD'dir". 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sırbistan seyahatindeki basın toplantısında bir gazetecinin sorduğu soru üzerine söyledi. 

Peki, soru neydi? 

Amerika ile Türkiye arasında son günlerde vizelerin askıya alınması dolayısıyla gelişen sıkıntılı durumun son bulması için bundan sonra ne gibi adımlar atılacağıyla ilgiliydi. 

Erdoğan'ın dediği gibi Türkiye bir "kabile devleti" değil. Herşeyden önce, Türkiye eski Türkiye değil. Yat deyince yatacak, kalk deyince kalkacak!.. 

ABD, Türkiye'nin gözünün içine baka baka, terör örgütü PKK'nın bir uzantısı PYD-YPG'ye tırlar dolusu silah gönderecek. Bir diğer terör grubu Fetö'nün liderini ülkesinde barındıracak. 

Sonra, biz müttefikiz!.. 

Türkiye bağımsız karar alınca birileri rahatsız oluyor her nedense. Hadi diyelim ki; ABD alışmış, etrafında kendisine biat eden ülkeler görmek istiyor. 

Ama, size ne oluyor? 

Yurdumun, iftihara mazhar ebedi muhalefet partisi CHP.. 

Kararı ABD alıyor, Türkiye anında karşılık veriyor; bin yıllara kültür damıtmış olan kadim bir uygarlığın ağırlığında. 

CHP korosu, başta Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, cezalandıracaksan Ak Parti'yi cezalandır, bizi niye cezalandırıyorsun demeye getiriyor. Ak Partili milyonlar bu ülkenin vatandaşı değilmiş gibi. ABD'nin sırtımızı sıvazlaması için hep biat modunda mı olmamız lazım? 

Bu ülke kendi menfaatini kollamayacak mı? 

Kendi kararını kendi alamayacak mı? 

Türkiye uzun zamandır dayatmalara dayanıyor. Dayandıkça, bu duruma alışkın olmayan abiler rahatsız oluyor. Bu arada, ABD ile ilişkileri üst düzeyde olan Suudi Arabistan gidiyor, Rusya ile S-400'lerin alımı için anlaşmaya varıyor. 

Bundan kim rahatsız? 

Anlaşıldığı üzere ABD!.. 

Pakistan Başbakanı Şahid Hakan, Afganistan'daki askeri ve siyasi çıkmazdan ülkesini sorumlu tutan ve tehdit eden ABD'ye restini çekiyor; Pakistan'ın, ABD'ye bağımlı olduğu günlerin geride kaldığını dile getirerek. 

Erdoğan ülkeyi yalnızlığa itiyor naraları arasında ABD mi yalnızlaşıyor; ne dersiniz? 

Dünya ülkeleriyle ikili ilişkiler kurmaktan çok terör gruplarıyla münasebetini ilerletme gayreti güden ABD, bir taraftan da müttefikimiz dediği Türkiye'nin güney sınırlarıyla yakından ilgileniyor. Suriye sınır hattına YPG-PYD'yi yerleştirdi bile. Yeni müttefikinin etkinlik alanının Akdeniz'e kadar uzanmasını istiyor; kendi menfaatlerini gözeterek. 

Türkiye, önce "Fırat Kalkanı" operasyonuyla o hatta tabiri caizse bir hançer sapladı. Bu da yetmezmiş gibi şimdi de Idlip operasyonunu başlattı. 

Türkiye çok oluyordu. 

Ne yapılacaktı? 

Bir tepki vermek gerekiyordu. Fetö'den tutuklanan ABD'nin Istanbul Başkonsolosluğu'nun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı görevlisini bahane göstererek vizeleri askıya aldı. Özür dilemesi gerekirken!.. 

Içimizdeki, dışarıda kaldığını düşünüp ezikleşenler, tepkilerini ABD'ye yöneltmekten imtina ediyor. Oklarını Erdoğan'a çevirip malumun ilanını sergiliyorlar. 

"Ona diklen, buna diklen; yalnızlaşıyorsun yalnızlaştırıyorsun." 

"Etrafında dost kalmadı." 

Bir kesim, her gelişen olumsuz olayda tarifsiz bir heyecanla suçluyu sabitlemiş sığlığının arkasına sığınarak; Recep Tayyip Erdoğan.. 

Ziyaret ettiği ülkelerin sayısı belli değil. Oturan değil koşan bir cumhurbaşkanı. Fakat, birilerine göre o yalnız biri, onları da yalnızlaştırıyor. 

Çünkü, onlara göre kesilen bir ceza varsa o ceza sadece Ak Partililere kesilmeli. Bizi neden ABD'den mahrum bırakıyorsunuz demeye getiriyorlar. 

"Bak, şimdi ABD'ye gidemeyeceğiz."  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.