30 yıllık meslek hayatımın yaklaşık 25 yılı basketbolla iç içe geçti. Yıldız takımda basketbola başlayanlar NBA’de boy gösterdi, başkan oldu, kulüp başkanı oldu, antrenör oldu. Milli Takım’la Avrupa’da ve Dünya Kupası’nda final sevinçlerini yaşadım… Kaybetsek de buralarda olduğumuz için Türk basketbolu adına mutluydum… Koraç Kupası, Eurochallange Kupası, ULEB Kupası, Avrupa Kupası sevinçlerini yaşadım… Ancak dün geceki kadar mutlu olduğumu hiç hatırlamıyorum. Koleksiyonda bir tek Avrupa Ligi şampiyonluğu eksikti. O da Fenerbahçe sayesinde tamamlandı. Teşekkürler Fenerbahçe, teşekkürler Obradovic, teşekkürler Aziz Yıldırım, teşekkürler çocuklar… Türk basketbolu adına, Türkiye adına malzemecisinden tutun, istatistikçisine kadar emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler…

Sadece final maçına bakarak şampiyonluğun kolay geldiğini zannetmeyin. Geçen yılki travmayı atlatmak, her şeye sıfırdan başlayıp yine aynı noktalara gelmek her babayiğidin harcı değil. Değişen formatta hem ligi hem de Avrupa’yı bir arada götürmek gerçekten zor oldu. Yorucu deplasmanlar, sakatlıklar, alınan farklı skorlar oyuncuları bir hayli yıprattı. Ancak kulüp inandı, oyuncu inandı, seyirci inandı ve ortaya böyle büyük bir şampiyon çıkardı. Burada en büyük pay hiç kuşku yok ki; Zeljko Obradovic’in. Kadroda yer verdiği her oyuncusuna sonuna kadar inandı. Yeri geldi gençlere yer verdi, yeri geldi yıldız isimleri kenarda bekletti. Fenerbahçe’nin bir takım olduğunu herkese dersler vererek gösterdi.

Maça gelecek olursak. Finalin İstanbul’da oynanması Fenerbahçe için bir avantajdı elbette. Sezon boyunca Ülker Arena’nın tribünlerini tıka basa dolduran sarı-lacivertli taraftarlar, Sinan Erdem’de de takımını yalnız bırakmadı. İşte bu moralle sahaya çıkan sarı-lacivertliler, daha ilk çeyrekte şampiyonluğun sinyallerini verdi. Final öncesi “son topa kadar savaşacağız” sözleri gerçeğe dönüşmüş, yıllardır buraları oynayan Olympiakos neye uğradığını şaşırmıştı. Yunan takımının yıldızı Spanoulis’i durdurmayı başaran Obradovic’in öğrencileri, ilk 10 dakikada 8 sayılık farkı yakaladı. İkinci periyodda savunmada verilen ribauntlar Olympiakos’u maça orta ettiyse de soyunma odasına 5 sayılık farkla sarı-lacivertliler önde döndü.

Olympiakos’un en büyük özelliği maçtan koptu gibi görünse de çaktırmadan aradaki farkı kapatmasıydı. Nitekim o fırsatları da yakaladılar. Ancak sahanın en büyük yıldızı kabul edilen Spanoulis, finalde çok kötü bir oyun çıkardı. Yunan takımında 5’te sıfır iki sayılık atış ve 7’de iki üç sayılık atış yüzdesiyle oynayan Spanoulis devreden çıkınca, Fenerbahçe farkı açmaya başladı. Kalinic ve Bogdanovic’in önderliğinde 20’li sayılara ulaşan temsilcimiz, Olympiakos’un fişini daha son 10 dakika oynanmadan çekti.  Buna rağmen görüntüsünden taviz vermeyen Obradovic, hiçbir hatayı affetmedi. Hatta fark 18’lerde gezerken Bogdanovic’e bir fırça atışı vardı ki; şampiyonluğun nasıl geldiğinin en büyük göstergesiydi. Takım disiplinini ön planda tuttu, havaya erken girilmesine asla izin vermedi.

Kronometre sıfırlandığında saha ana baba yerine döndü. Oyuncuların sevinçleri gerçekten görülmeye değerdi. Yorucu geçen bir sezonun mutluluğu yüzlerinden okunuyordu. Hele bu sevince Sinan Erdem’i dolduran 20 bin kişiyle birlikte tüm Türkiye’de sokağa dökülen taraftarlar da eşlik edince, kupa daha büyük bir anlam kazandı.

Bir parantez de Koç Obradovic’e… Ne kadar büyük bir hoca olduğunu maç sonunda yaptığı açıklamalarla gösterdi. “Bütün mutluluk ve unvanlar oyuncularıma” ait diyen Sırp teknik adam, başarısının sırrını kısa cümlelerle özetledi. Şampiyon koç, “Ben oyuncuların pasaportlarına bakmıyorum. Sırpmış, Türkmüş, Hırvatmış, Amerikalıymış… Bir sürü şampiyonluklar yaşamama rağmen ben hala açım. Sabah 9’da sahadayım. Basketbolu kim seviyorsa ve saygı gösteriyorsa benim için o önemlidir” sözleriyle saygınlığını bir kat daha artırdı. Yolun açık olsun Obra, seninle yaşayacak daha çok şampiyonluklarımız olacak…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.