Markalaşma ve Kurumsallaşma önündeki 'zatlar ve engeller'

Mardin, belki de son yılların en hareketli ve bereketli günlerini yaşıyor. Gönül isterdi ki bu hareket ve bereket beraberinde üretimi de getirsin.

Sağlanan huzur ve güven ortamı ile birlikte adete ziyaretçi akınına uğrayan ilimiz ne yazık ki üretime giden yol olan markalaşama ve kurumsallaşmadan uzak günü bitirme anlayışı ile yönetilmeye devam ediyor.

Bu yönetimde üst düzeydeki yöneticilerin yanında esnaftan işadamlarına, sektörel STK'lardan gazetecilere, üniversitesinden müzesine, belediyesinden kaymakamlıklarına, kanaat önderlerinden siyasetçilerine hemen hepimizin payı var.

10 yıldan beri Kadim Mardin'in tek caddesindeki trafik sorununa çözüm bulanamadıysa, Mardin'deki üst düzey bütün yöneticilerinin günü birlik çözümlerinden kaynaklanıyor. Bunun en net göstergesi, birinci cadde esnafının birebir şahit olduğu son 10 yılda 10'nın üzerinde değişen yol ve kaldırım düzenlemeleridir.

Kadim Mardin'in önceliği birinci cadde trafiğine uzun süreli çözüm bulacak projelerin harcanması mı yoksa günü birlik projelerle yapılan makyaj ve montaj çalışmaları mı?

Şehrin Hafızası Korunmalı
Yapılan her çalışmanın bir ilk olduğu izleniminin verilmesinden vazgeçilerek şehrin hafızasına katkı sunmak adına kalınan yerden devam edilmesini gerekli görüyorum. Bu anlamda tanıtım kapağında photosoplu fotoğraflar olsa da takdir ettiğim ve emeği geçenleri tebrik ettiğim FotoMaraton yarışmasının daha önce de bu eşsiz şehirde yapıldığını unutmayalım.

'Mor'laşan Üniversite
Aynı şekilde üretilen bilimsel akademik çalışmalar sıralamasında son sırayı kimseye kaptırmayan üniversitemizin önceliği renklerini 'Mor'laştırması mı yoksa tarihi kentin önünü açacak bilimsel projelere imza atması mı? Hali ile okuyucularımızın; eleştiriye ve yeniliğe açık olmayan yapısından olacak ki kendisine yardımcı dayandıramayan, özel akçeli işlerinden haftanın ancak 3-4 gününü Mardin'de geçirebilen, Mardin'e harcayacağı enerjisini gidip kendi üniversitesine harcayan, protokolde görünme sevdası ile kendisine ayrılan koltuğu bile beğenemeyip en üst düzey programları bile boykot edebilecek bir zattan Mardin'e dair ne beklentiniz olabilir ki diye mırıldandığınızı görür gibiyim.

Müze kimsenin çiftliği değil
Üniversitenin yanında Mardin'in geçmişine ayna tutarak günümüze ulaştırması gereken Müze'nin durumu da içler acısı halde. Tribüne yazılan, kimi zaman içinde misyonerlik mesajları içeren farklı müzelerin kopyala yapıştır etkinliklerinden öteye geçemeyen Müze ile ilgili o kadar çok iddia var ki hangisini yazacağımı bilmiyorum. Oturup yazmaya başlasam hakkında bir kitap bile yayınlanır. Ki kendisi ile yapılan soruşturmaların hemen hepsinden ceza almasına rağmen dosyası her zaman sümen altı edildi. Bunun yanında müzeyi çiftlik haline getirdi. Sikke işlerine fazla dalmasından kendisine her zaman kalkan olarak birilerini kullanmayı başardı. Bunlar yetmedi usulsüzlüklerine eşini de dahil etti. Bunları bir bir yazmaya başlayınca da hemen sarılacakları bir bahaneleri olacak, biz çalıştığımız için taşlanıyoruz diyecekler. Bir de Müze Müdürü biraz da yapılan çalışma ve hizmetlere saygıda bulunarak noter gibi yapılan her çalışmanın altına kendi ismini yazma hastalığından vazgeçebilse daha güzel şeyler üretir düşüncesindeyim.

İşadamlarına rehberlik yapsın
Bu şehrin Ticaret ve Sanayi Odasının başında kendisine saygı duyduğumuz bir abimiz var ama odanın varlığı ve yokluğu arasında bir fark yok gibi. Odanın özellikle bu süreçte ilimize ve bölgemize yatırıma yapacak işadamlarına ve cazibe merkezleri konusunda iyi bir rehberlik yapması lazım.

Esnaf Odası mı Mesaj Odası mı?
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları daha ne zaman turizm sezonunda esnaflara yönelik bir çalışma yapacak onu merak ediyorum. Oda başkanı da belirli gün mesajları yayınlamaktan vazgeçip biraz da esnafın sorun ve sıkıntıları ile ilgilense daha iyi yapar düşüncesindeyim.           

Bir esnaf binlerce turisti kaçırtabilir!
Son söz de esnafımıza. Esnaf, adeta sinek avladığı iki yoldan çok güzel dersler çıkarması lazım. Turizme yönelik yatırımlarının yanında bu yönde eğitimlerine de başlaması lazım. Bir esnafın olumsuz tavrından dolayı bir turist beraberinde 100 turisti de Mardin'e göndertebilir, belki de sosyal medyadan yapacağı olumsuz yayınla binlerce turistin gelmesinin de önüne geçebilir. Bunun yolu da madem Esnaf ve Sanatkarlar Odaları birliği yapmıyor o zaman belediye ve valilik işbirliğinde esnafa yönelik proje ve denetimlere ağırlık vermesi lazım. Özellikle de fiyat bütünlüğü ve Mardin'e özgü yöresel ürünlerin uygunluğu konusunda.

Elinizdeki kaz'a dikkat edin
Organize Sanayi Bölgesi de haberdar mı değil mi bilmiyorum ama artık kendileri adına yayın yapan bir gazeteden öteye geçerek lokomotif görevlerini hakkı ile yerine getirmeleri lazım. Unutmayın kaz gelecek yerden tavukları esirgemeyen kişilerle yola çıkaranız size altın yumurtluyor diye sunulan tavuktan da elinizdeki kazdan da olabilirsiniz. 

Biz de suçluyuz!
Yazının başında bu yozlaşmadan biz gazetecilerin de payı olduğunu söylemiştim çünkü kurumlara kene gibi yapışarak sağladıkları rantlarla bunlar sayesinde bir yerlere tutunan meslektaşımız olarak geçinenleri deşifre etmedik bugüne kadar. Yıllardır yaptıkları Ali Cengiz oyunları ile gazetelerin bile el değiştirmesinde etkili olarak bazı meslektaşlarımızın ölümcül hastalığına bile ön ayak olanlar var aramızda. Şimdi de Resmi Kurumlardan yüklü miktarda paralarla makineler aldırtacak, kendi ofislerinin kirasını karşılattıracak kadar seviyeyi düşürmüşler...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.