Sevgili okurlar,

Ben Uz.Dr.Kemal Atalay, 1978 tıp fakültesi mezunuyum. Antalya da yaşıyorum. Günümüzün en önemli sağlık sorunlarından olan madde bağımlılığı (Sigara, alkol, esrar, eroin, kokain, bonzai, ekstazi, amfetamin vb.) ve oto-immün hastalıklar (Tip 1 Diabet, Multıpl Skleroz, Astım, Romatoid Artrit, Vitiligo, Sedef, Krohn, Ülseratif Kolit,  Ekzema, Alerjiler, Hashimato Tiroid vb.) lgi alanım. Sizleri bu hastalıkların nedenleri ve tedavileri hakkında aydınlatmaya çalışacağım. Her hafta bu köşede farklı konularla sizlerle olacağım.     

Bağımlılık insanların, kendilerinin ruhsal ve bedensel sağlığına ya da sosyal yaşamına zarar verdiğini bilmelerine rağmen, belirli bir maddeyi kullanmak için   önüne geçilemez bir istek duymaları halidir.

Beyinde yaşamın devamını sağlamak için gerekli olan arzu ve istek sistemi vardır. Bu sistem aynı zamanda insana yaşam hazzı verir. Yemek yeme, su içme, seks yapma, barınma gibi yaşam için vazgeçilmez ihtiyaçların giderilmesini sağlar. Bunu sağlayan beyinde mezolimbik alanda bulunan yaşam zevki merkezidir. Bu bölgede bulunan sinir hücrelerinden salgılan dopamin maddesi yaşam zevki merkezinin çalışması için aracılık eder. Spor yapmak, müzik dinlemek, kitap okumak, dua etmek de dopamini artırarak, doğal yollardan yaşam zevki merkezini çalıştırır. İnsanda doğal bir sarhoşluk oluşur.

Doğada bulunan bağımlılık yapan maddeler beyindeki yaşam zevki merkezini çalıştıran aracı maddeleri taklit ederler. Kokain ve amfetamin dopamini, esrar anandamiti, eroin endorfini, sigara asetil kolini taklit eder ve doğal yollardan üretilenden çok daha  güçlü ve patlayıcı bir şekilde zevk merkezini çalıştırırlar. Bu durumda beyin kendi ürettiği aracı maddelerin üretimini durdurur. Yaşam zevki merkezi tamamen bağımlılık yapan madde tarafından çalıştırılmaya başlar. Bu da bağımlılığa neden olur. 

Kısa bir süre için beynin doğal yollardan yaptığı sarhoşluk hali, bağımlılık yapan maddelerin kullanılması ile çok yoğun olarak elde edilebilir. Ancak bağımlılık yapan maddeler dopaminin D2 reseptörlerini çok güçlü bir şekilde uyarır ve bunun sonucunda istenmeyen etkiler ortaya çıkar. Önce sarhoşluk ve rahatlama olur. Sonra zaman ve mekan algısı bozulur. Paranoya, halüsinasyon görme, delirme korkusu, gerçek dışı algılamalar başlar. Beyinde üretilen bilgi taşıyan aracı maddeler arasındaki denge bozulur. Çok güçlü madde kullanma arzusu ve yoksunluğu gelişir. Daha sonra şizofreni hastalığı oluşur ve beyin hücre ölümleri artar, kanser gelişebilir. 

Başlangıçta madde kullanımı istemli bir davranışken,  bir süre sonra beyindeki yaşam zevki merkezi kullanılan maddenin kontrolüne geçer. Bundan sonra bağımlı kişi 24saat boyunca maddeye nasıl ulaşacağını düşünür. Maddeye ulaşmak uğruna yalan söylemek, hırsızlık, gasp gibi her şeyi yapar. Artık bağımlı kişiye para vermemek,  baskı yapmak,  pataklamak, hapsetmek faydasızdır. Çünkü kişi madde kullanmaz ise öleceğini düşünür ve madde temin etmek için saldırır. 

Peki nasıl davranacağız, çocuğumuzun kullandığını nasıl anlarız, tedavisi nedir gibi sorularınız duyar gibiyim…

Cevaplar haftaya…

Dr. Kemal ATALAY

katalay@mynet.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.