17-25 Aralık 2013 tarihine değin yaklaşık 40 yıldır fetocular vardı . Hatta bunlar son 20 yıldır Türk Silahlı Kuvvetlerinden Yargıya her kurumda ya yetkiliydiler, ya da etkiliydiler ülkemizin yönetiminde söz sahibi olmuşlardı.

İnançları gereği takiye yapmayı en İYİ onlar becerebiliyorlardı.

Ortama göre hareket edebiliyorlar, idareye bağlılıklarını bildiriyorlardı.

Temelleri 40 yıl öncesinde atılmamıştı, 1923 yılı başlarında ilk mecliste Mustafa Kemal’i milletvekili seçtirmemek için mücadele eden, 5 yıllık ikamet şartı, Misak-ı Millî sınırları içerisinde doğmuş olmak şartı gibi bahaneler sunan, mecliste risale tebliği yapan Said Nursiden gelen hınç grubuydular.

Merhum Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur’un deyimi ile bunlar mart karının altında gizlenen kara çalılardı, akrebin özelliklerini taşırlardı, türleri pek çoktu ortak özellikleri bir çok hastalığın pan zehiri bunlarda vardı.

Issız ve karanlık dehlizleri severlerdi, bu dehlizlerde ürediler.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin ilke ve inkilaplarından hiç hoşlanmazlardı.

Son 60 yıldır da istisnasız her iktidarın yanında bazen de içinde oldular. Damarlarda ki alyuvarlar gibiydiler iktidarlar kan kaybetmeye başladığında hemen yetişirler trombosit takviyesi yaparlardı. Bu nedenle de her iktidar kendilerine minnet duyardı.

Sosyal Demokratlık tabirini ülkemize tanıtan, alın terinin savunulduğu bakanlık olan Çalışma Bakanlığı ile siyaset dünyamızda tanıdığımız Merhum Bülent Ecevit’in vefatının ardından başlarında gözüken piyon kendini peygamber zannedip şefaatçi olacağını açıklamıştı.

İnançlarından taviz vermeyen lakin radikal söylemlerden çekinen kişiler için bu grubun varlığı kurtarıcı olmuştu.

Bu grup tarafından açılan okullara rağbet artmıştı. Bu okullardan mezun olanlara da iktidar öncelik tanıyordu.

Bu gruba karşı taviz vermeyen tek lider Rahmetli Necmettin Erbakan’dı siyasi yapılaşmasını ÜMMİ görüş olarak değil MİLLİ GÖRÜŞ olarak sürdürmekteydi.

MİLLİ GÖRÜŞ ün galibiyeti halinde ümmetin klavuzu olacağını belirtiyordu, yılmadan vefatına değin mücadele verdi.

Çok uğraşı verseler de MİLLİ GÖRÜŞ çizgisinde yer alamadılar.

Dünya ülkelerinin yöneticileri bu grubu seviyor ve destekliyordu.

Bu gruba istediklerini yaptırıyor, başlarında ki ilk okul mezunu lisan bilmez piyonu Katolik Dünyasının Ruhani Lideri Papa ile görüştürüyor, inanç önderi olarak tanıtıyordu.

28 MAYIS 2013

Bu tarihte İstanbul’u yöneten Vali-İl Emniyet Müdürü ve Büyükşehir Belediye Başkanı üçüde şu anda görevde değiller.

Büyükşehir Belediye Başkanlığının başlattığı Taksim Gezi Parkı imar uygulamaları ile başlayan olayların bastırılmasının ardından, 17-25 Aralık operasyonları ile 40 yıllık fetocular, fetöcü oldular.

Bu operasyonları da başarısızlıkla sonuçlanıp yerel ve genel seçimlerle birlikte cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de istediklerini elde edemeyince ; varlıklarını sürdürmek, 94 yıllık hınç planlarını ortaya çıkartmak için tek çareleri vardı, akrepliklerini ortaya çıkartıp 15 Temmuz 2016 da TÜRKİYE CUMHURİYETİ ne karşı darbe girişimine girdiler.

İşte TÜRK - TÜRKİYE HALKI bu süreçte devreye girdi kendisine oy vermiş veya vermemiş TÜRKİYE HALKI Sayın Cumhurbaşkanının daveti ile sokağa indi, 250 kişi can verdi bu mücadele herhangi bir siyasi mücadele değil di

HALKIN SESİNİN ALLAH’IN YEMİNİ olduğunu ortaya koyma mücadelesiydi.

Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.

                                                        Mustafa Kemal ATATÜRK

Bir kere daha haklı çıktı.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ nin kuruluşunun 94. Yılını geride bıraktığımız bu günlerde ise fetocuların içinden çıkmış fetöcülerden hesap sormaya and içmiş iktidara fetocular karşı çıkmakta .

İnanç, Ticaret ve İhanet üçgeni içinde kalan ülkemizi kurtaracak olan damarlarımızda ki asil kan olacaktır.

Beraberlik dönemi geçeli çok oldu,

Birlikteliği başaramadık, haydi gelin

BİR OLALIM.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.