Doğada iki hayvana hayranlık duyuyorum. 
Aslan ve Kurt...
Aslan yalnızca acıktığında avlanır, zevk için öldürmez. Kraldır...

Kurt inanılmaz bir hayvandır. Bıkmadan usanmadan avını takiptedir. Sezgileri müthiştir. Liderlik esastır, dişiye saygı vardır. İmece vardır. Aile vardır.

Doğa müthiştir, mesela kimse kimseye eziyet etmez, sömürmez, hiç bir şey zayi olmaz.

Hiç bir hayvan doğayı kirletmez.

Hiç bir hayvan çöp atmaz.

Kedi sevmek ruha huzur verir...
Biz de epey uzun süredir kedi besliyoruz evimizde. İlk kedimiz, Jazz, bir Siyam kedisi idi. Sonra öldü...
Bir kaç sene hanım ve kızlar yeni bir kedi alamadılar.

Fakat 3 senedir evimizde yeni bir kedimiz var, Kanye, siyah bir British Short Hair...
Kediden çok kara panter yavrusu...

Kedi enteresan bir hayvandır; yalakalık yapmaz, maması bittiyse gelir kendince haber verir. Sen tasına mama koyana kadar da minnettarlığını gösterir, sana haber verir, o kadar... 
Çok çabuk öğrenir, herşeyi hisseder...

Her sabah namaza kalkma vaktinde gelir uyandırır, yatmadan evvel temizlenir.

Ben bir hayvanseverim. 
Tıpkı Hz. Peygamber(sav) gibi...

Bize Resul-ü Ekrem’in hayvan haklarına verdiği önemi hiç anlatmadılar.

Ortalık hayvanlara işkence eden cani şerefsizle dolu. 
Hayvan tecavüzcüsü, hayvandan aşağı çukur insan müsveddesi ile dolu ortalık.

Batıda sokaklarda başıboş hayvan göremiyorsunuz. Son derece modern barınaklarda bakıyorlar. Bizde durum ne? 
İçler acısı...

Evine hayvan alıp sonra sokağa bırakan ahmaklara ne demeli?

Hayvan haklarına ehemmiyet vermek lazım. O savunmasız canlılara eziyet eden alçak, insanlara neler yapmaz ki?

Seri katillerin küçükken hayvanlara eziyet eden çocuklardan türediğini biliyor musunuz?

Tecavüzcüler, caniler, katiller hep hayatlarının bir döneminde hayvanlara eziyet etmişler.

Kanunlarımız da yetersiz. Basit suçlardan olarak geçiştiriliyor.

Bir kedi yavrusuna işkence eden şerefsizin görüntülerini görmüşsünüzdür. Bu alçak, er’miş! 15 Temmuz’daki hain darbe girişiminde suçsuz insanlara mermi sıkan alçaktan ne farkı var? 
Fakat darbeci müebbet ile yargılanırken bu şerefsiz basit bir ceza ile kurtulacak!
Peki, yarın küçük bir çocuğa tecavüzde bulunmayacağının garantisini kim verecek?
Ya da bir genç kızı testereyle kesmeyeceğinin?
Hiç olmazsa bu caninin psikolojik bir muayeneden geçmesi gerekmez mi?

Kış geliyor evsiz kedilere bir barınak yaptım, hanım ve büyük kızım da götürüp sahile yerleştirdiler.

Gerçekten hukuk sistemimizin baştan aşağı ele alınmasında fayda var.

**************

MÜSİAD üyesi yurt dışına mal mülk kaçırır mı?

Ben 26 senesini doldurmakta olan bir MÜSİAD üyesiyim. 
Üye numaram 556
Ben üye olduğumda MÜSİAD 1.5 yaşında idi.

Günümüzün o müthiş Tatlısu Muhafazakarları o yıllarda ne yapıyordu bilmiyorum ama ben MÜSİAD’lıydım...

25 yaşımdaydım üye olduğumda...

Hemen bütün birimlerinde görev almışımdır.

5.Dönem yani sn. Nail OLPAK döneminde de 3 sene Yurt Dışı Teşkilat Başkanlığı, 1 sene de Kurumsal İletişim Başkanlığı yaptım.

Genel Başkan Adaylığı ile sonuçlandırdım dönemi.

Seçimi kaybettim fakat bütün tespitlerim tek tek ortaya çıkıyor. 
Her neyse bu başka bir yazının hatta belki bir kitabın konusu...

Burada geçmişte çektiğimiz çileleri de anlatmayacağım.

Yeter bu kadar bence...

Sanıldığı gibi MÜSİAD üyeleri öyle iktidarın nimetlerinden istifade ederek semirmemişlerdir. 
AK Parti iktidarının en iyi ve verimli dönemi olan 2003-2012 dönemine bakın hangi iş adamları derneklerinin atakta olduğunu görürsünüz. 
MÜSİAD sanıldığı gibi öyle büyük bir atak yapamamıştır o dönemde. Sebebini bilmiyorum, yönetimde değildim.

Kimi beceriksizlik diyebilir, kimi pasiflik, kimi terbiye, kimi usul erkan bilmek, kimi iktidarın işine gelmedi diyebilir. Belki hiçbiri belki de hepsi...

Mutlaka aradan sıyrılıp ilişkilerini geliştiren ve büyüyenler olmuştur. Emin olun cüzidir bunların sayısı...

Zira MÜSİAD üyelerinin yaklaşık yüzde 85’i BASEL-II kriterlerine göre küçük ölçekli işletmelerdir. Yine yaklaşık yüzde 10’u orta ölçekli işletmelerdir. 
Geri kalan yüzde 5’i büyük ölçekli işletmelerdir.

Yani MÜSİAD’ın ürettiği GSMH’nın, yaptığı ihracatın, oluşturduğu istihdamın büyük çoğunluğunu bu yüzde 5 yapar. Gerisi KOBİ’dir...

KOBİ’lerin büyük çoğunluğu da Anadolu KOBİ’sidir. 
Dolayısıyla MÜSİAD üyesinin öyle yurt dışına kaçıracağı parası da, sermayesi de yoktur. 
Neyi var neyi yoksa bu topraklardadır MÜSİAD üyesinin.

Peki, sebep yalnızca KOBİ olmak mıdır?
Değil pek tabii...
28 Şubat döneminde üyelerimizin sanırım yüzde 20’si kadarı korkup kaçmıştı. 
Hepsi o kadar...

Geri kalanımız bütün baskılara rağmen cesurca üyeliğimizi korumuştuk. 
Eminim bu oran aşağı yukarı bugün de aynıdır...

Dolayısıyla samimi MÜSİAD üyesi parasını pulunu, malını mülkünü yurt dışına kaçıracak kadar alçak değildir.

Kim parasını pulunu, malını mülkünü haram yoldan elde ettiyse, yolsuzluk uğursuzluk yaptıysa, rüşvet aldıysa ve her ne yolla olursa olsun malı mülkü yurt dışına ‘kaçırıyorsa’ Allah(cc) onu kahr-u perişan eylesin.

Amin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.