Nasip olursa bu ay içerisinde bir kez daha Saraybosna’ya gidiyorum sevgili okurlarım. 2011 yılında raflarda yerini alan İncir Kuşları romanımızın izini bu sefer okurlarımla birlikte orada süreceğim. Hem geçmişe bir yolculuk yapacağız hem de Saraybosna’nın eşsiz manzarasını doya doya seyredeceğiz.

*

Bundan birkaç yıl önce romanlaştırdığım İncir Kuşları’nın son sayfalarında aynen şöyle yazmıştım:

Savaş Avrupa’nın gözü önünde 1992-95 yılları arasında sürdükten sonra, 21 Kasım 1995’te sözde Dayton Antlaşmasıyla bir barış sağlandı. Bu anlaşmaya göre; Bosna-Hersek Devleti, içinde Bosna ve Hırvat Federasyonu’yla bir Sırp Cumhuriyeti’ni ihtiva etmekteydi. Toprakların yüzde elli biri federasyona, yüzde kırk dokuzu da Sırp Cumhuriyeti’ne (Republika Srpska) verildi.

Avrupa ülkelerine gelince… Bu savaşta herkes şu soruyu birbirine sordu: “Avrupa ülkeleri üç yıl boyunca bu savaşa neden kör kaldı?” Yine üzülerek şunu söylemeliyim ki; Avrupa ülkeleri bu savaşta kör değil, taraftı. Hıristiyan Avrupa ülkeleri, Hıristiyan ve Ortodoks Sırpların yanında yer aldılar. Avrupa ülkeleri de Sırplar gibi Boşnaklara “Müslüman Türkler” gözüyle bakıyorlardı. Halbuki Boşnaklar sadece Müslümandı. Onlar Türk değil Avrupalı bir milletti.

*

Peki, İncir Kuşları romanından aldığım bu alıntılarla neyi ortaya koymaya çalışıyorum? Şunu: “Ne Almanya ne de diğer Avrupa ülkeleri Müslüman bir Türk devletini içlerine almaz, barındırmaz.”

*

Bakın sevgili okurlarım! Son günlerde Almanya devletinin Türkiye’ye uygulamak istediği siyasi ve ekonomik baskılardan söz ediliyor. Hatta bunlar gazete sayfalarında yazılıp çiziliyor. Ve Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne almamakla tehdit ediyorlar. Bunu yapan kim? Almanya ve sazdaşları.

Halbuki gerçek şu ki; Avrupa Birliği’ni oluşturan hiçbir ülke Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olmasını istemiyor.

İnanın bana bu görüşleri siyasi değil.

İnanın bana bu bakışları ekonomik değil.

Bizi istememelerinin tek bir nedeni var. O da şu: İslamiyet!

Evet sevgili okurlarım. Bizi aralarına katmamalarının tek nedeni budur!

Çünkü Avrupa Birliği aynı zamanda bir Hristiyan birliğidir.

Ve bu din kardeşliği ekonomiden de, siyasetten de daha önce gelir.

*

Kıssadan hisse diyeceğim şu ki, daha bundan 20 küsur sene önce Müslüman Boşnakları Hristiyan Sırplara kırdıran bir Avrupa Birliği’nden bize ne dost olur ne de tam katılımlı bir ortaklık.

Nokta!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.