Ülkemiz bir hafta önce darbe girişimine uğradı, uğradı da yaşantımızda ne değişti? Döviz kurlarında, faiz oranlarında beklenen değişim olmadı. Demek ki bu darbe girişimi ekonomik alanda başarısız oldu.

Bu darbenin sorumlusu olarak şu anda Amerika da yaşantısını devam ettiren bir kişinin Türkiye Cumhuriyeti’ne olan düşmanlığı ile tanıdığım Said-i Nursi isminde ki kişinin öğretilerini yayarak prim yapmış devlet memuru imam emeklisi olan bir kişi karşımıza çıkıyor.

Merak ediyorum kendisine tahsis edilmiş olan evden dışarıya çıksa ve en yakın yerleşim alanına kendi başına git dense gidebilir mi?

Karşılıklı oturulup herhangi bir konuda fikir alış verişi yapalım desem hangimizin karşısına çıkmaya cesaret edebilir?

Kısaca acınacak kadar cahil ve küstah bir kişi, zaten kendisi de bunu bildiğinden taraftarları ile olan görüşmelerinde mütevazılık kisvesi altında kendini köpeğe benzetmekte. Keşke köpek kadar sadık olabilse.

12 Eylül 1980 darbesinden sonra partiler kurulurken CHP Genel Başkanlığından istifa eden merhum Bülent Ecevit, 1951 yılında merhum Başbakanlardan Nihat Erim tarafından arkadaş tayin edilen İş Adamı Murteza Çelikel ve o tarihte Doçent olan Niyazi Öktem bu cahil ve küstah kişinin yanına gitmişler ve kuracak oldukları Demokratik Sol Parti’nin ilahiyat politikalarını hazırlamak üzere kendisinden yardım talep etmişlerdir.

Bu dostluk merhum Bülent Ecevit'in vefatına değin sürmüş, hatta ki bu cahil, kendisinde peygamberlere tanınmış olan şefaat yetkisinin bulunması durumunda Ecevit’e şefaatçi olacağını açıklamıştır.

Bu cahil ve küstah kişinin öğretileri ışığında olduklarını iddia ve kabul eden bir ahalinin medyaya kapalı olarak tertipledikleri Abant Platformu’nda daima yer alan şu an Prof. unvanına sahip Niyazi Öktem'e sormak gerek, “Bu cahil ve küstah kişiden ne öğrendiniz?” veya “Bu kişinin ardında kimler var?” diye.

Bir tarihte söylemlerini dinlerken bu ülkede bu değere sahip bu kadar kıymetli bir iş adamının bulunmasından ve kendisini tanımış olmaktan gurur duyduğum birçok iş adamının ve siyasetçinin AĞABEY diye hitap ettiği, biraderinin İstanbul MİT Bölge Başkanlığında görev yaptığı dönemde 27 Mayıs 1960 darbesinin öncü kuvvetlerinden Murteza Çelikel'e sormak istiyorum;

CHP Genel Başkan'ı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile bu cahil ve küstah kişiye bağlı olduklarını iddia ve kabul eden kişiler ile CHP’yi sevgili komşum Sayın Gürsel Tekin'i, Tanıl Küçük'ün evinde kızının bir önceki dönem de milletvekili olması için yaptıkları pazarlık toplantısında aldıkları kararla mı bir araya getirdiler?

15 Temmuz darbe girişiminin ardında olduğu iddia edilen kişinin kimliği değil, bu kişinin kimlere hizmet ettiğini bilmek ülke geleceğimiz için önemli olsa gerek.

Bu soruya yanıt vermesi gerekenlerin suskunluk içinde olacaklarına olan kanaatimde yanılmayı dilerim.

+++

Editörün Notu: Bilal Hasan Reşit bu yazıyı FETÖ’nün hain darbe girişiminin ardından yazmıştı.
Aradan bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen Sayın Reşit’in sorduğu sorulara halen bir cevap verilebilmiş değil…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ertğrul Çaylar 2 hafta önce

Cumhuriyet kavramının etmolojisine bakılırsa, aynı inanç ve aynı evrensel değerlere bağlı Cumhur'un liyakat sistemiyle, adil ve hür iradelerine bağlı seçim ile kendi liderlerini vede yönetenlerini seçme metodudur. Bu düşüncenin kaynağı Hz.Muhammedin dört halife devridir. 1776 da Amerika Cumhuriyet (Rebublikum) kavramıyla ortaya çıkmıştır. Avrupalılar ancak, 30 yıl savaşları sonrası kilise tapınakcılarının üzerine yapmış oldukları 1789 fransız ihtilali ile, hümanistler işi garantiye alabilmek için papazları giyotinden geçirip, kalanlara da, Osmanlıdaki hayran kaldıkları, divani hümayyün den etkilenerek laiklik sözleşmesi imzalatarak, siz o dünya adamı, biz de bu dünya adamıyız. . Batı cumhuriyetleri laiklik kavramıyla ortaya çıkınca, İsa peygamberin Havarilik kavramı da; hümanistlerin emrinde ajan havarilere dönmüştür. Laikliğin icadıyla tüm kavramlar çifte standartlı, tüm insanlar iki yüzlü, FETO da bu hümanist düşüncelerin mahsülü istismarcıdır. Katli de vaciptir. (ecylr@gmail.com)